Carousel'de bir gün...

Bu kez yazım herzamankinden faklı olacak.
Geçenlerde başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istedim..

Her hanım gibi ben de ucuzluk zamanı mağazaları dolaşmaktan çok hoşlanırım.
İstanbul'da bu ara fiyatlar %50-%70 civarı düşmüş durumda.

Bir gün önceden program yapmıştım. Carousel'e gidip mağazaları dolaşacak, gönlümce alışveriş yapacaktım.
Sabah havanın buna müsait olduğunu da görünce mutlu bir şekilde Carousel'in yolunu tuttum.

Arabamı park edip yukarı çıktım. Çok kalabalıktı. Okullar tatil olduğu için diye düşünüp, ilk mağaza olarak "Polo Garage"ı seçtim.
Hemen girişteki hırkalar dikkatimi çekti..
Askıdaki hırkalara bakarken, birinin bana çarptığını hissettim.
Dönüp baktığımda bir kadının çantamın fermuarını açmaya çalıştığını gördüm.
-Ne yapıyorsun? dedim..
-Hiç birşey dedi..
-Çantamı açmaya çalışıyordun!! dedim.
-Hayır! dedi.
Yanında ona cok benzeyen bir kadın daha vardı.
O da lafa karışı
biz hiç birşey yapmadık, diye..

Ben mağazanın içinde bağırdım,
-Burda güvenlik görevlisi var mı? diye..

Mağazada çalışan kızlar koşarak yanımıza gelirken bu ikisi kaçmaya başladı.
Tam kapının çıkışında yakalandılar.
Güvenlik görevlileri gelip, kadınları götürdüler.
Bende hiçbirşey çaldırmamış olmanın verdiği mutlulukla alışverişe devam edeyim derken iki güvenlik görevlisi yanıma geldi.
Sizi de götürmemiz gerekiyor dediler.
İfade vermem gerekiyormuş...
Peki dedim, birlikte çıktık...
Asansöre yaklaşırken, iki kadının da orda yanında 3 güvenlik görevlisi ile beklediğini gördüm.
Birlikte asansör beklemeye başladık.Güvenlik müdürünün yanına gidecektik.
Kadın yanıma yaklaştı.
-Senin çantandan birşey çalındı mı? dedi
-Hayır, ben seni çalarken yakaladım!! dedim
Üstüme yürüdü..
Onu ittim..
Geriye doğru sendeleyince hırsını alamadı, elindeki ağar çantayı yüzüme fırlattı.
Son anda çantanın yüzüme gelmesine engel oldum.
Bu arada yanımızdaki güvenlik görevlileri ona engel olacaklarına bizi izliyorlardı.
Sinirlendim;
-Tutsanıza şu kadını diye bağırdım.

Görevlilerin olaya seyirci kalması ve kadınla tek başıma uğraşmak zorunda kalmam canımı cok sıktı, sinirlerim bozuldu..

Herneyse tam 45 dakika müdürün odasında polislerin gelmesini bekledik.
Bu arada bir bayan cep telefonunu çaldırmış, telaşla geldi.. yanında iki kücük çocuk..
Bir süre sonra başı örtülü bir genç kız cüzdanını çaldırmış, o da yanakları kıpkırmızı geldi..
Belli ki çok üzülmüş ve korkmuş...

Bir görevli de elinde bulduğu cüzdanla girdi içeri..
--Bu sizin mi? Sizin bulunduğunuz mağazada yerde bulduk da.. dedi.
--Hayır! dedim. Ben birşey çaldırmadım..
Büyük olasılıkla kadınlar yakalanmadadn önce fırlatmışlardı cüzdanı.
Başı örtülü gençkız:
--Bu benim cüzdanım!! diye sevinçle atıldı. Ama içindeki paraların alındığını görünce yüzü bir anda yine kıpkırmızı oldu..

Herneyse böylece uzun bir süre geçtikten sonra, nihayet polisler geldi.
Bakırköy karakoluna gitmemiz gerektiğini, yazılı ifadelerin orada alınacağını söylediler..

Canım iyice sıkılmaya başlamıştı...
Bütün günüm mahvoluyordu.
Üstelik kadının saldırısından kendimi koruyayım derken yeni askıdan çıkan kolumu da incitmiştim. Ağrılarım başlamıştı..

Hep birlikte Carousel'den çıktık.
Halimiz çok komikti..
Önde bir polis, yanında kelepçeli iki kadın..
Arkada yanımda polisle ben..
Biraz sağımızda başı örtülü genç kız, yanında arkadaşı..
Arkamızda telefonunu çaldıran kadın, yanında iki çocuğu...
Bakırköy meydanında topluca karakola gidiyorduk..
Herkes bize bakıp, birbirine gösteriyordu.

Nihayet karakola gittik.
Polisler iki kadını hemen tanıdılar.
"Hacıhüsrevlilerin ele başı bunlar" dediler..
Hemen nezarethaneye gönderdiler.

Kendi kendime düşünüyordum:
Hergün bu olayın yüzlercesi yaşanıyordu koca İstanbulda..
Bu iki kadın 3 günden fazla içerde kalmazdı, bunu biliyordum.
Olan bana olmuştu, saatlerim karakolda ve güvenlik odasında geçmişti.
Yaşadığım heyecan, korku ve stres te cabasıydı.

Polisin, işiniz bitti gidebilirsiniz sözü ile kendime geldim.
Hemen karakoldan çıkıp, kaldığım yerden devam etmek üzere Carousel'e doğru yola koyuldum.
Karakolun o sıkıcı havasından kurtulmanın verdiği mutlulukla gülümsedim..
Hava çok güzeldi..
Başımı kaldırıp bulutlara baktım ;
-Özgürlük ne güzel!!




Deniz Akbulut